AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıl dönümü, Ankara Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen geniş katılımlı programla kutlandı. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin kuruluşunun 25’inci yılını “tarihi ve özel bir gün” olarak nitelendirdi. Çeyrek asırlık siyasi mücadelede kendilerine destek veren seçmenlere, teşkilatlara ve Cumhur İttifakı ortaklarına teşekkür etti. Erdoğan, partisinin 25 yıl önce milletin umudu olarak ortaya çıktığını belirterek, AK Parti’nin siyaset anlayışının temelinde milletle birlikte yürümek olduğunu vurguladı.
“AK PARTİ’Yİ MİLLET KURDU”
Konuşmasının başlangıcında AK Parti’nin kuruluş sürecine değinen Erdoğan, partinin siyasi varlığını doğrudan milletin iradesine dayandırdı. AK Parti’nin 25 yıl önce Türkiye’de değişim beklentisinin yükseldiği bir dönemde ortaya çıktığını ifade eden Erdoğan, geçen süre içerisinde “yapılamaz” denilen pek çok işin hayata geçirildiğini savundu.
“Aziz milletim değerli kardeşlerim 25 yıl önce bu partiyi millet kurdu, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını yaptık. Ülkemizi büyültmek kalkındırmak için kullandık. Partimizi kurduktan sadece 15 ay sonra, 3 Kasım 2002’de seçime girdik. Milletimizin teveccühüyle tek başımıza iktidara geldik. Ne dediler? Yapamazlar dediler. Yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye’yi rahatlattık, umudu çoğalttık. En başta Türkiye’nin özgüvenini, milletin özgüvenini yükselttik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Yaptıklarımızın tamamını benim burada anlatmam tabii ki mümkün değil.”
SAVUNMA SANAYİSİ VE ENERJİ YATIRIMLARI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında savunma sanayisi de önemli başlıklardan biri oldu. Türkiye’nin geçmişte temel savunma ihtiyaçlarının önemli bölümünü dışarıdan karşılayan bir ülke olduğunu belirten Erdoğan, bugün savaş gemileri, insansız hava araçları, helikopter, tank, füze ve denizaltı gibi birçok alanda yerli üretim kapasitesine ulaşıldığını ifade etti.
Enerji alanındaki gelişmelere de değinen Erdoğan, Gabar’daki petrol üretimi ile Karadeniz’deki doğal gaz keşfini Türkiye’nin enerji bağımsızlığı açısından önemli adımlar olarak gösterdi. Yerli otomobil Togg’u da Türkiye’nin teknolojik ve sanayi kapasitesindeki değişimin sembollerinden biri olarak değerlendirdi.

“BİZİ YOLUMUZDAN ÇEVİRMEK İSTEDİLER”
Erdoğan, AK Parti’nin 25 yıllık siyasi tarihinde çeşitli müdahale ve krizlerle karşı karşıya kaldığını da söyledi. Darbe girişimleri, siyasi provokasyonlar ve farklı dönemlerde yaşanan baskıların iktidarlarının önünü kesemediğini savunan Erdoğan, bütün bu süreçlerin ardından AK Parti’nin halen milletin karşısında olduğunu vurguladı.
“Kardeşlerim elbette bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümedik. Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştay’da, Gezi’de, terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık’ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz’da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah’a hamdolsun hepsini tek tek püskürttük.”
“DAHA YENİ BAŞLIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasındaki en dikkat çekici mesajlardan biri gelecek hedeflerine ilişkin oldu. AK Parti’nin 25 yıllık dönemde önemli işler başardığını ancak yapılacakların henüz bitmediğini belirten Erdoğan, partililere ve gençlere gelecek dönem için güçlü bir siyasi hedef gösterdi. Türkiye’nin yalnızca önümüzdeki birkaç yılına değil, gelecek nesillerine ilişkin bir planlama yaptıklarını ifade eden Erdoğan, AK Parti’nin önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin siyasi geleceğinde belirleyici olacağını söyledi.
“25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. Çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi. Hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye’yi işte bu hareket, bu kadro, bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053’e, sonra da 2071’e taşıyacak. Türkiye’nin son 25 yılına olduğu gibi, geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Daha yeni başlıyoruz.”

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” MESAJI
Konuşmanın en önemli başlıklarından biri ise “Terörsüz Türkiye” süreci oldu. Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır mücadele ettiği terör sorununu sona erdirme hedefinde olduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı, terörün sona ermesiyle birlikte Türkiye’nin enerjisinin ve kaynaklarının daha farklı alanlara yönlendirilebileceği mesajını verirken, temel amaçlarının gelecek nesillere terörsüz bir Türkiye bırakmak olduğunu dile getirdi.
“Ne yapıyorsak bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz. Bakın biz, sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte, Türkiye’nin içini karıştıran, o emperyalist planı da alt üst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın, bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, gençler toprağa düşmeyecek, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak, ülkenin enerjisi heba olmayacak. Dicle’nin, Fırat’ın, Munzur’un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin’in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor, gücümüze güç katılıyor, tarih yeniden yazılıyor, açın yolları, ‘Büyük Türkiye Cumhuriyeti’ geliyor.”
“TÜRKİYE İÇİN AŞKLA ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİM”
Erdoğan, konuşmasının sonunda kendi siyasi geçmişine de değindi. Siyasette 50 yılı geride bıraktığını belirten Cumhurbaşkanı, bundan sonraki süreçte de Türkiye’ye hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.
“Tayyip Erdoğan olarak, siyasette 50 yılı geride bıraktım. Allah ömür ve sağlık verirse, daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle, inşallah bu ülke için aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, tarihini idrak eden, imanlı, vatansever bir gençlik geliyor. En büyük eserim, bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek oldu.”

Kaynak: Haber Merkezi






