Muğla’nın Milas ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Özlem Arslan’ı bıçaklayarak öldüren Nihat Arslan, yargılandığı davanın ilk duruşmasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme sanık hakkında herhangi bir indirim uygulamazken, cinayete yardım ettiği iddiasıyla yargılanan M.Ç.’nin beraatine hükmetti.
Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Özlem Arslan cinayeti davasının ilk duruşmasında karar çıktı. Tutuklu sanık Nihat Arslan, duruşmaya bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Özlem Arslan’ın babası Ali Dündar ile annesi Nadiye Dündar da duruşmaya SEGBİS üzerinden bağlanırken, tutuksuz sanık M.Ç., Özlem Arslan’ın kardeşleri Ebru Dündar ve Eda Gürel ile taraf avukatları duruşma salonunda hazır bulundu.
Duruşmada sanık Nihat Arslan’ın savunması alındı. Ardından Özlem Arslan’ın ailesi, dosyada yer alan tanıklar ve taraf avukatları dinlendi. Beyanların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı.
Sanığa indirim uygulanmadı
Mahkeme heyeti, Nihat Arslan’ı “kadına ve eşe karşı nitelikli kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti.
Heyet, sanık hakkında herhangi bir takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına karar verdi.
Cinayete yardım ettiği iddiasıyla tutuksuz yargılanan M.Ç. hakkında ise beraat kararı verildi.
Özlem Arslan işe giderken öldürülmüştü
Olay, 2 Şubat 2026 tarihinde Milas’ın Güneş Mahallesi’nde meydana gelmişti. Üç çocuk annesi 39 yaşındaki Özlem Arslan, işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada bıçaklı saldırıya uğramış ve yaşamını yitirmişti.
Olayın ardından gözaltına alınan Özlem Arslan’ın boşanma aşamasındaki eşi Nihat Arslan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Cinayete yardım ettiği öne sürülen M.Ç. ise gözaltı işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında Nihat Arslan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken, M.Ç.’nin beraatine karar verildi.
Duruşma sonrası Özlem Arslan’ın aile Avukatı Perihan Ceviz Turasay, şunları söyledi:
“Bir kadın daha erkek şiddeti neticesinde ve hatta aile yılı ilan edilen bu dönemlerde boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından katledildi. Özlem sistem tarafından yalnız bırakılmıştı, avukatı dahi olmadan kendisi hukuki mücadelesini sürdürmüştü. Üç kez koruma kararı almasına rağmen Özlem öldürüldü, Özlem korunamadı. Özlem ihlal bildirimlerini yapmak için karakola başvurduğunda ‘fiziki müdahale yok dolayısıyla ihlal bildirimi alamayız’ gibi hatalı bilgilerle, baştan sağmacı bilgilerle gönderilmişti. Dolayısıyla artık mücadele hırsını da bir köşeye bırakarak tamamen kendisi öldürüleceğini bile bile beklemeye başladığı günlerden geçmişti. O kadar yorulmuştu ki kapı kapı gezip çözüm üretemeyen sistemler ve görevlerinde maalesef bir kadın sığınma evine başvuracak seviyeye gelmesi aşamasına kadar, bu aşamaya gelmiş olmasına rağmen maalesef Özlem bugün öldürüldü, korunamadı.
Bu hususu açıkçası acılı bir şekilde biliyoruz. Ancak bugün Miras Ağır Ceza Mahkemesi’nin nezdinde bir karar verildi, ilk celsede hüküm verildi. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile indirimsiz şekilde cezalandırıldı. Bu karar açıkçası kadın cinayetleriyle caydırıcılık politikası açısından önemli bir karardır. Bizler sanığın eylemlerini tasarlayarak işlediği kanaatindeyiz. Çünkü kendisi olay yerine bir saat kadar öncesinde geliyor, olay yerinde tabiri caizse pusuya yatıyor, yedek kıyafet getiriyor, değiştiriyor, başka bir yere saklıyor ve sonrasında hiçbir şey olmamış gibi özel hayatındaki kişilerle görüşmeye devam ediyor ve bunlar tanık beyanlarıyla sabit. Dolayısıyla bu dosya kapsamında tasarlamanın oluşmadığını söylemek bizlerce mümkün değil. Ancak mahkeme bu aşamada kadına karşı ve eşe karşı kasten öldürme suçundan ceza verdi. Kararı bu yönüyle istinafa taşıyacağız. Ancak soluk ceza miktarı yönünden caydırıcı bir karar olduğunu söyleyebiliriz. “
Özlem Arslan’ın kardeşi Eda Gürel, “Çok mutluyum bu karar konusunda. Ablam hayattayken hiçbir şekilde korunamadı. Bundan sonra lütfen bütün kadınlar korunsun istiyorum. Adalet yerini buldu” dedi.
Ebru Dündar ise “Biz çok mücadele ettik. Çok karakollarda gezdik. Hatta çok şekilde ben karakolda tartışma yaşadım. İlla ölmemiz mi gerekiyor demiştim. Onlar da ’fiziki müdahale olmadığı sürece herhangi bir koruma kararı olmayacağını, bir şey yapamayacaklarını ‘söylediler. Biz de bu konuda çok mağdur edildik. Lütfen artık her kadının bir yardım çığlığına cevap verilsin. Yardım eli uzatılsın. Bu biz de, siz de, bir başkası da olabilir. Kızınız, anneniz, hepimiz de olabiliriz. Lütfen artık bizim sesimizi duyun. Artık başka kadınlar ölmesin. Yani biz istediğimiz sonucu aldık. Umarım bütün kadınların cinayetinde de olduğu gibi olmaz umarım bundan sonra da. Onlar da aynı şekilde bu cezayı almasını istiyorum” diye konuştu.
Muhabir: Mukaddes Yelin






